İsmailağa Dergisi Resmî Web Sitesidir
Topbar widget area empty.
Sünnet İnkarcılığının Tarihi Seyri sunnet-inkarciliginin-tarihi-seyri Full view

Sünnet İnkarcılığının Tarihi Seyri

Rasûlüllâh sallallâhu aleyhi ve sellem hayatta iken, sahâbede Peygamber (aleyhisselâm)’ın emrine itaatin vacib olmasına dair hiç bir şüphe yoktu. Sahâbenin hiçbiri, birbirlerine karşı şüpheci gözüyle bakmamış ve birbirlerini itham edip yalanlamamıştır. Herkes, diğerinin İslâm’a hizmetindeki değerini bilir ve takdir ederdi.

Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem) vefat ettikten sonra ümmet, hicri birinci asrın yarısına doğru ayrışmaya başlamış, başta Haricîler ve Şia ehlisünnetten ayrılmıştır. Bu ayrışmaya rağmen hiçbir fırka, “Bizim, Kur’ân’dan başka bir dayanağımız yok” deyip de, peygamber sünnetinin delil olma yönünü inkâr etmemiştir. Sadece sünnetin ispatı hususunda farklı görüşler öne sürmüşlerdir. Nitekim İslâmî öğretilere bağlılık iddia eden bir kimsenin sünnetin delil oluşunu inkâr etmesi düşünülemez. Zira böyle bir kimse, ya din dışı bir faaliyet sergilemekte ya da müslüman toprağına nifak tohumları serpmekte demektir.