İsmailağa Dergisi Resmî Web Sitesidir
Topbar widget area empty.
Tesettür Takdim Yazısı Full view

Takdim Yazısı

Tesettür

Bismillahirrahmanirrahim

Altıncı sayımız ile huzurlarınızdayız.

İnsana yüklenilen en önemli vazifelerden biri de hiç şüphesiz ki tesettürdür. Tesettür arapça bir kelime olup sözlük anlamı itibarıyla “örtünme, gizlenme ” anlamına gelmektedir. Cenab-ı Hak insanoğluna onu diğer varlıklardan ayıran bir vasıf olarak hayâ duygusu gibi kıymeti takdir edilemeyecek bir nimet bahşetmiştir. Hayâ nimetinin bir tezahürü sayılabilecek tesettürü de insana bir görev kılmıştır. Nitekim “Ey Âdemoğulları! Size avret yerlerinizi örtecek giysi ve süslenecek elbise verdik. Takva (Allah’a karşı gelmekten sakınma) elbisesi var ya, işte o daha hayırlıdır. Bu (giysiler), Allah’ın rahmetinin alametlerindendir. Belki öğüt alırlar (diye onları insanlara verdik,” (A’raf, 26) şeklindeki âyet-i kerime, tesettür meselesinin en açık ispatlarındandır.

İnsan psikolojisi üzerine ciddi anlamda kafa yormuş olan Batı, İslam âlemindeki Müslümanları manen tahrib etmenin toplumları çökertmek, toplumları çökertmenin ahlâkı tarumar etmek, ahlâkı tarumar etmenin tesettürü yok etmek, tesettürü yok etmenin de İslamın öngördüğü örtünme biçimini tahrif etmekten geçtiğini keşf etti. Önce örtünme biçimimizi aldılar elimizden. Buna karşılık olarak da açılmayı değil, kendi hevalarına uygun şekilde geliştirdikleri tesettürü, Müslümanlar arasında yaygınlaştırdılar. Alternatif bir giyim tarzıydı bu. Öyle ki; kelime anlamında gizlenme bulunan tesettürü, kökeniyle asla bağdaşamayacak “imaj” kelimesiyle mezc edebildiler aklımızla alay edercesine. Tüm bu olanlara karşı müslümanlar olarak “tâbi olmaktan, taklit etmekten” başka bir reaksiyon görülmedi bizlerden. Kadınıyla, erkeğiyle İslâmın mahrem çizgileriyle, çerçevesini oluşturduğu giyiniş tarzımızı yabancılar vaziyete geldik maalesef. “İslam’a göre giyinme tarzı mı olurmuş?” diyen din adamları (!) mızın söylemleriyle zehirlendi zihinlerimiz. Netice olarak elimizde kalan tek şey “kalbin temiz olması mühim” sloganıyla avunarak İslâm’ın kadın veya erkeğin giysisinde aradığı olmazsa olmaz şartlara göre giyinmekten, böyle bir emrin gereği ile amel etmekten mahrum kalmak oldu.

Maalesef tesettür algısında çok ciddî yozlaşmalar yaşıyoruz. Bu çözülüş, çarşaftan yola çıkıp tesettür defilelerine, makyaja, dikkati üzerine çekebilmek için savaş veren hanımların hazîn hikâyelerine dönüştü. Bizde işin aslını usulünü ortaya koymak üzere bu sayımızda “TESETTÜR” konusunu ele aldık.

Mevzularımıza başta “Efendi Hazretlerimizin (Kuddise Sirruhu) sohbetleri” ile başladık. Muhammed Yelkenci hocamız “Mektûbât-ı Rabbânî’den Seçmeler” bölümünde İmam-ı Rabbânî hazretlerinin “Hanımlara Nasihatlerinden” bahsediyor. Gündem yazılarımıza, genel yayın yönetmenimiz Mahmut Şevket Ustaosmanoğlu hocamızın “Örten Tesettürden Celbeden Açılmaya” yazısı ile başladık. “İslâmî Tesettürün Mahrem Çizgileri”, “Batının Tesettürü Yozlaştırma Projesi,” “Elbisede Aranan Vasıflar,” “Tesettürlü Çıplaklar” konu başlıklarımızdan bazıları. İsmailağa Fıkıh Heyetimiz “Giyim Kuşamın Hikmet” ve “Tesettür” konularıyla bizi aydınlattı. Bu sayımızda Muhammed Yelkenci Hocamız Şeyhülislam M.Zahid El-Kevserî Hazretlerinin Hicab/Örtü ayeti ile ilgili “Kadınların Hicabı, Erkeklerden Gizlenmesi” yazısını sizler için tercüme etti. Tefsir sayfamızda gündemimize uygun olarak “Gözün İffeti Kalbin Selameti” konusunu yazdık.

“İsmailağa Kürsüsünden”, “Şemaili Şerif”den “Peygamber Efendimiz Sallallâhu Teâlâ Aleyhi ve Sellem’in Fardalı Sünneti Kına”, Sünneti Nebeviyyeden “Maddî-Manevî Faideleri Haiz Bir Sünnet: Misvak Kullanmak” ve Altun Silsileden “Mevlânâ Seyfüddîn Ebu’l-Berakât Ahmed (Kuddise Sirruhû)”’nun hayatı, ilginizi çekecek yazılarımızdan bazıları. Toplam yirmidört yazı ile yine dolu dolu karşınızdayız. Hasbelbeşer hatalarımızı affetmenizi ve kardeşlik hukukumuza binaen bizi uyarmanızı, siz dostlarımızdan istirham ederiz. Ayrıca dergimizin hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ederiz.

Ve Minellâhi’t-tevfîk.

Saygılarımla

ÖMER AKYILDIZ